theme-sticky-logo-alt
Uganda'nın içindeki Buganda! Kağıt üzerinde 'anayasal demokrasi' pratikte 5 krallık

Uganda’nın içindeki Buganda! Kağıt üzerinde ‘anayasal demokrasi’ pratikte 5 krallık

Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr –Geçtiğimiz günlerde Uganda’nınTooroKrallığı’nda hayatını kaybeden KralOyo’nunardından halefin belirlenmesi süreci; Londra’da amatör futbol oynayan 36 yaşındaki kaleci GeorgeDesmondKamurasi’ninkendisine teklif edilen tahtı reddetmesi ve kraliyet ailesinin komitenin seçtiği ikinci adayı da geri çevirmesiyle birlikte bir krize dönüşmüştü. Yaşanan bu kriz, bazı uluslararası kurumlar ve siyaset bilimciler tarafından tartışmalı görülüyor olsa da kâğıt üzerinde anayasal demokrasi ile yönetilen Uganda’da böyle bir krizin nasıl yaşanabildiği sorusunu gündeme getirmişti. Peki bu nasıl mümkün oldu?


Alıntı Metni

KENDİ MECLİSLERİ BULUNUYOR

Uganda’da devlet tarafından resmî olarak tanınan 5 ana krallık; siyasi yetkisi, kamu bütçesi yönetimi, ordusu veya yasa çıkarma gücü bulunmayan, tamamen kültürel, sosyal ve sembolik kurumlar olarak biliniyor. Anayasa gereği siyaset yapmaları veya seçimlere müdahale etmeleri yasak olan bu krallıklar; kendi bünyelerindeki geleneksel meclisleri, vakıfları ve sahip oldukları arazi gelirleriyle eğitim, sağlık ve turizm alanlarında faaliyet gösteriyor; yerel arazi ve miras anlaşmazlıklarında geleneksel arabuluculuk rolü üstleniyor ve temsil ettikleri kabilelerin dil ile kültürlerini koruma görevini yürütüyor. Günümüzde Uganda içindeki gelenekler sebebiyle ülke içindeki varlığını sürdüren en büyük krallık olanBugandaKrallığı’nın temellerinin atıldığı döneme ilişkin yazılı bilgiler bulunmuyor. Ancak tarihçiler, en güçlü grubun çevresindeki diğer grupları zamanla kendisine dâhil ederek bir krallığa evrildiğini düşünüyor. Ugandalı tarihçiSemakulaKiwanuka, konuya ilişkin konuşmasında sözlü geleneklere göre bu birleşmenin temellerini Kral KatoKintu’yaatfettiğini ancak tarihte gerçekten böyle birinin yaşayıp yaşamadığının bilinmediğini ifade etti.


Alıntı Metni

BAĞIMSIZLIĞIN ARDINDAN YETKİLERİ KISITLANMIŞ ÖZERKLİK VERİLDİ

İngiliz sömürge döneminde Uganda’daki krallıklar, İngiltere’nin “dolaylı yönetim” stratejisi doğrultusunda farklı idari süreçler yaşadı: İngiliz yönetimiyle anlaşma sağlayanBugandaKrallığı, 1900 Anlaşması ile geniş idari özerklik ve toprak mülkiyeti elde ederek sömürge bürokrasisinde etkin rol üstlendi; sömürge yönetimine karşı askerî direnç gösterenBunyoroKrallığı ise çatışmalar sonucunda yenilgiye uğratılarak topraklarının bir kısmını kaybetti ve idari kısıtlamalara tabi tutuldu. Güvenlik ve özerklik arayışındakiTooroveAnkolekrallıkları anlaşmalar yoluyla İngiliz korumasını kabul ederken parçalı kabile yapısına sahip olanBusogabölgesindeki şeflikler ise merkezi idareyi kolaylaştırmak amacıyla tek bir idari çatı altında toplandı. Bu farklı sömürge uygulamaları, bölgeler arasında sosyoekonomik ve siyasi dengesizliklerin oluşmasına zemin hazırladı.

İngiltere 1962’de çekildiğinde,BugandaKrallığı’nın sömürge döneminde elde ettiği idari ve ekonomik ayrıcalıklar diğer bölgeler ve etnik gruplar arasında huzursuzluk yarattı. Başbakan MiltonObote, 1966 yılında yaşanan siyasi krizin ardından askerî güç kullanarakBugandaSarayı’nı bastı; Kral II.Mutesasürgüne kaçmak zorunda kaldı ve 1967 Anayasası ile ülkedeki tüm geleneksel krallıklar tamamen lağvedilerek mülklerine devlet tarafından el konuldu. İkinci aşama, 1986’da iktidara gelen Devlet BaşkanıYoweriMuseveni’nin1993 yılında kabul ettiği yeni yasal düzenlemeyle başladı.Museveni, toplumsal uzlaşı sağlamak ve yerel desteği arkasına almak amacıyla krallıkların yeniden kurulmasına izin verdi; ancak bu yapıların siyasi parti kurması, seçimlerde aday desteklemesi, kamu bütçesi kullanması veya ordu/polis gücü bulundurması anayasal olarak yasaklandı.

Alıntı Metni

15 49.0138 8.38624 arrow 0 arrow 0 4000 1 0 horizontal https://beydagilkhaber.com.tr 250 0 1